Örfiye ne demek ?

Deniz

New member
Örfiye Ne Demek? Bir Kavramın Derinliklerine İniyoruz!

Örfiye: Halkın Hukuku ya da Sosyal Bir Norm?

Örfiye, dilimize Arapçadan geçmiş bir terim olup, halk arasında genellikle geleneksel, yazılı olmayan kurallar ya da halk hukukuyla ilişkilendirilir. Klasik anlamda, örfiye, toplumların, özellikle köy veya kırsal alanlarda yaşayan toplulukların, yazılı olmayan, kendi aralarında kabul ettikleri geleneksel hukuk kurallarına verilen isimdir. Genellikle yerel topluluklar, örfiye kuralları çerçevesinde, devletin resmi hukuk sisteminin dışındaki anlaşmazlıkları çözmek için araya girerler. Bu da demek oluyor ki, örfiye, hukuk değil ama bir toplumun "ahlaki" veya "toplumsal" sınırlarını belirler.

Peki, sizce örfiye sadece küçük yerleşim alanlarında mı geçerli, yoksa modern şehir hayatında da bir rolü var mı? Gelin, bunu birlikte tartışalım. Erkeklerin objektif bir bakış açısıyla bakması ve kadınların ise bu kuralların toplumsal etkilerini ele alması üzerinden bakalım.

Erkeklerin Objektif ve Veri Odaklı Bakışı: Örfiye ve Hukuk Arasındaki Çizgi

Erkekler, genellikle durumu daha objektif ve verilerle değerlendirme eğilimindedir. Bu bakış açısını, örfiye kavramı üzerinden düşündüğümüzde, erkeklerin bir toplumsal olayda çözüm ararken yazılı hukukun gerekliliği ile karşılaştığını görebiliriz. Erkekler çoğunlukla işin içerisine "kanun" ve "kural" faktörünü koyarak, çözüm odaklılık ile hareket ederler. Bu bakış açısının arkasında, örfiye’nin hukuki anlamda zayıf kalması ve devletin resmileştirilmiş hukuk düzeniyle karşılaştırıldığında geçerliliğinin sorgulanması yatmaktadır.

Örneğin, erkeklerin bir köyde yaşadığını varsayalım. Eğer bir toprak anlaşmazlığı yaşanıyorsa, çoğu erkek bu tür meselelerin sadece yazılı hukukla çözülebileceğini savunur. Çünkü yazılı hukuk, daha sağlam temellere dayanır, doğru ve objektif bir şekilde tarafları inceler. Örfiye ise, daha çok halk arasında yayılan sözlü normlarla çözüm üretir ve bazı durumlarda tarafların duygusal ihtiyaçlarını dikkate almaz. Bu yüzden erkekler, örfiye’nin uygulanabilirliğini zaman zaman sorgularlar. “Kanun ne der?” sorusu, erkeklerin daha fazla odaklandığı bir yaklaşımdır.

Kadınların Duygusal ve Toplumsal Etkilere Odaklanan Bakışı: Örfiye’nin Sosyal Yansıması

Kadınlar ise genellikle olayları daha duygusal bir açıdan ele alır. Örfiye, sadece kuralların uygulanmasından ibaret değil, toplumda yaratacağı sosyal etkiler ve bu etkilerin bireylerin yaşamına nasıl yansıdığı ile ilgilidir. Kadınlar, örfiye’nin sadece bir "toplumsal düzeyde" değil, bir "duygusal dengeyi" korumaya da yardımcı olduğunu düşünürler. Bir köyde ya da mahallede, örfiye kuralları devreye girdiğinde, kadınlar bu kuralların sadece tarafları ne kadar tatmin ettiği ile ilgilenmezler; aynı zamanda toplumun diğer üyeleri üzerindeki etkisini de gözlemlerler.

Kadınlar için, örfiye sadece adaleti sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bir tür "toplumsal barış" da getirir. Düşünsenize, bir kadının, örfiye kuralları çerçevesinde çözülen bir sorun sonrası, komşularının birbirlerine daha barışçıl bakması gerektiğini savunması. Bu, kadının bakış açısındaki toplumsal dengeyi vurgular. Kadınlar, bir topluluk içinde birbirlerine duydukları güvenin artmasını isterler. Yazılı hukukun bazen insanlar arasındaki ilişkileri zedeleyebileceğini, çünkü soğuk ve mesafeli olduğunu düşünürler. Örfiye ise, toplum içinde insanlar arasındaki bağı pekiştirebilir, çünkü tüm taraflar "geleneksel" bir kural üzerinden anlaşmaya varırlar.

Örfiye ve Hukuk: Hangi Durumda Hangisi Geçerli?

Örfiye ve yazılı hukuk arasındaki farkı çok net bir şekilde çizmek zor. Her ikisi de toplumu düzenleme amacını güder, ancak farklı araçlar kullanır. Erkekler, genellikle hukukun daha fazla “güç” sağladığını ve tarafsız olduğunu savunur. Ancak kadınlar, bazen toplumsal normların ve örfiye’nin insanları daha iyi bir arada tutma gücüne sahip olduğunu ve sosyal bağları güçlendirdiğini belirtir.

Bir örnekle durumu daha da netleştirelim:

Diyelim ki, bir köyde iki komşu arasında ağaç sınırı yüzünden bir tartışma çıktı. Erkekler, bu durumu çözmek için en kısa yoldan hukuki bir çözüm yolu arayabilir. Ancak, kadınlar toplumsal ilişkilerin daha önemli olduğunu düşündükleri için, örfiye çerçevesinde çözüm arayabilir ve komşuları bir araya getirerek gönüllü bir anlaşmazlık çözümü önerebilirler. Kadınlar, sadece olayın çözülmesini değil, çözüm sonrası ilişkiyi de ön planda tutarlar.

Sonuç: Örfiye Toplumların Sosyal Dokusunu Nasıl Şekillendiriyor?

Sonuç olarak, örfiye’nin hukuktan farklı olarak toplumsal bir etki yaratma gücü vardır. Erkeklerin bakış açısında, çözüm odaklı yaklaşımın ön planda olduğunu, kadınların ise toplumsal bağları güçlendirme ve ilişkilerin korunmasını sağlama amacında olduğunu gözlemleyebiliriz. Örfiye, yazılı hukuk kadar güçlü olmayabilir, ancak bazı durumlarda çok daha etkili ve toplumsal açıdan dengeli bir çözüm sunabilir. Modern toplumda örfiye’nin rolü, resmi hukukla kıyaslandığında ne kadar önemli ve etkili olabilir?

Peki sizce, örfiye hala geçerli bir çözüm yöntemi olarak kabul edilmeli mi, yoksa her zaman yazılı hukukun gücüne mi güvenmeliyiz?