Dost kavramı nedir ?

Kaan

New member
Örneğin bir dostunuz önemli bir karar vermek üzereyse şöyle diyebilirsiniz:

“Bunu yapmana karşı değilim ama şu riskleri gözden kaçırdığını düşünüyorum.”

Burada amaç üstün çıkmak değil, arkadaşın düşünme alanını genişletmektir.

İyi dost, sizin yerine karar vermez. Fakat göremediğiniz bir noktayı gösterebilir.

Son kararı yine siz verirsiniz.

Dostlukta Sınırlar Neden Bu Kadar Önemli?

Bir dostunuzu sevmeniz, onun hayatındaki her şeye müdahale etme hakkınız olduğu anlamına gelmez.

Dostunuzun özel hayatı, zamanı, ailesi, ilişkisi, parası ve kişisel tercihleri vardır.

“Ben senin dostunum, bunu yapmak zorundasın.”

Bu cümle dostluktan çok küçük çaplı bir diktatörlük bildirisi gibi geliyor.

Sağlıklı dostlukta yakınlık ile sınır arasında denge vardır. Bir arkadaşınız size her gün yazmak istemeyebilir. Bir süre yalnız kalmak isteyebilir. Bazı konuları konuşmak istemeyebilir.

Bu, sizi sevmediği anlamına gelmez.

Hatta bazen “Şu anda konuşacak enerjim yok” diyebilmek, dostluğun güven seviyesinin yüksek olduğunu gösterir. Çünkü insan ancak yargılanmayacağını düşündüğü ilişkilerde sınırlarını daha rahat ifade edebilir.

İyi Gün Dostu Olmak Kolaydır

Bir insanın başarısını kutlamak bazen başarısızlığına eşlik etmekten daha zordur.

Çünkü arkadaşınız yükseldiğinde onun sevincini kıskanmadan paylaşmak, egonun ciddi bir sınavıdır.

Terfi etti.

Ev aldı.

Evlendi.

İş kurdu.

Bir yarış kazandı.

Hayalini gerçekleştirdi.

Gerçek dost “Neden o yaptı da ben yapamadım?” düşüncesine saplanmak yerine “Senin adına gerçekten sevindim” diyebilir.

Bu, kişinin kendi eksikliklerini inkâr etmesi değildir. Tam tersine, kendi hayatını başkasının başarısıyla sürekli karşılaştırmaktan vazgeçebilmesidir.

Aynı durum kötü günler için de geçerlidir.

Dostunuz düştüğünde onun düşüşünü kendi üstünlüğünüzü kanıtlamak için kullanmıyorsanız, orada gerçek bir bağ vardır.

Dostluk Zamanla mı Oluşur, Bir Anda mı?

Bazı dostluklar yıllar içinde oluşur. Bazıları ise şaşırtıcı derecede hızlı gelişir.

İki insan birkaç ay içinde birbirinin hayatında önemli bir yere sahip olabilir. Çünkü dostluğun ölçüsü takvim değildir.

Çocukluk arkadaşınızla 20 yıllık geçmişiniz olabilir fakat artık birbirinizin hayatında gerçek bir yeriniz kalmamış olabilir.

Öte yandan üniversitede tanıştığınız biriyle birkaç yıl içinde çok güçlü bir bağ kurabilirsiniz.

Demek ki geçmiş önemlidir ama tek başına yeterli değildir.

Dostluk geçmişte yaşanan anılardan çok, bugün sürdürülen karşılıklı ilişkidir.

“Biz eskiden çok yakındık” cümlesi bazen dostluğun değil, eski bir dostluğun hatırasıdır.

Dostluk Bir Alışveriş Değildir

“Ben onun için bunu yaptım, o benim için hiçbir şey yapmadı.”

Bu cümle tanıdık geliyor mu?

Dostlukta karşılıklılık önemlidir ama bunu muhasebe defterine çevirmek ilişkiyi yıpratır.

Bir gün siz daha çok destek olursunuz, başka bir gün arkadaşınız.

Bir dönem sizin enerjiniz vardır, onun yoktur. Başka bir dönemde roller değişir.

Ancak sürekli tek taraflı emek varsa orada düşünülmesi gereken bir durum vardır.

Karşılıklılık her zaman “sen bana 10, ben sana 10” şeklinde matematiksel eşitlik değildir. Daha çok iki tarafın da ilişkiye değer verdiğini hissettiren bir denge meselesidir.

Dostumuz Bizi Değiştirmeli mi, Olduğumuz Gibi Kabul mü Etmeli?

Belki de dostlukla ilgili en ilginç sorulardan biri budur.

Bir insan sizi olduğunuz gibi kabul etmeli mi?

Evet.

Peki bu, hatalarınızı hiç söylememesi anlamına gelir mi?

Hayır.

İyi dost, sizi olduğunuz kişiyle kabul eder ama daha iyi bir versiyonunuza dönüşmeniz için gerektiğinde aynayı da tutabilir.

Aradaki fark çok önemlidir.

“Seni olduğun gibi kabul ediyorum ama bu davranışının seni de çevrendekileri de yıprattığını düşünüyorum.”

Bu bir saldırı değildir.

“Seni kabul etmiyorum, değiş.”

Bu ise bambaşka bir şeydir.

Dostluk, insanı yeniden şekillendirme projesi değildir. Fakat bazen insanın kendisini daha net görmesine yardımcı olan bir aynadır.

Dijital Çağda Dostluk: Sürekli Konuşmak Gerçekten Yakınlık mı?

Eskiden dostunuzla görüşmek için buluşmanız gerekiyordu. Şimdi insanın telefonu elinde ama arkadaşına ulaşmak için 17 farklı uygulama kullanması mümkün.

Instagram'da hikâyesini gördünüz.

WhatsApp'ta çevrimiçi olduğunu gördünüz.

Bir paylaşımını beğendiniz.

Ama üç aydır gerçekten konuşmadınız.

Bu durumda yakın mısınız?

Sosyal medya, iletişimi kolaylaştırabilir fakat iletişimin niteliğinin yerini tutmaz. Bir insanın her paylaşımını görmek, onun hayatını gerçekten bildiğiniz anlamına gelmez.

Dostluk bazen 400 mesaj değil, “Bugün nasılsın, gerçekten?” sorusudur.

Ve cevabı beklemektir.

Sonuç: Dost Kime Denir?

Dost; yalnızca beraber eğlendiğimiz, kahve içtiğimiz veya geçmişten anılar biriktirdiğimiz kişi değildir.

Dost, hayatın farklı dönemlerinde değişen ihtiyaçlarımızı fark etmeye çalışan kişidir.

Bazen strateji üretir.

Bazen sessizce dinler.

Bazen güldürür.

Bazen “Burada yanlış düşünüyorsun” der.

Bazen hiçbir şey söylemeden yanınızda oturur.

Bazen erkek arkadaşınız size kriz anında beş maddelik çözüm planı çıkarır; bazen kadın arkadaşınız elinizden tutup önce duygunuzu anlamaya çalışır. Fakat roller bununla sınırlı değildir. Empati kuran erkekler de vardır, stratejik düşünen kadınlar da. Sessiz destek veren insanlar, enerjik motivatörler, analitik karakterler, duygusal karakterler ve her ikisinin arasında sayısız farklı kişilik bulunur.

Belki dostluğun güzelliği tam da buradadır: İnsanları kategorilerden çıkarıp karakterleriyle tanımak.

Dostluk, “Ben senin her kararını desteklerim” demek değildir.

“Ne olursa olsun seni yalnız bırakmam ama gerektiğinde sana gerçeği de söylerim” diyebilmektir.

Peki sizin için dostluğu belirleyen en önemli şey nedir?

Yılların verdiği güven mi?

Zor zamanda yanında olmak mı?

Eleştirebilmek mi?

Birlikte susabilmek mi?

Yoksa hiçbir şey söylemeden “Ben buradayım” hissini verebilmek mi?

Belki de insanın hayatı boyunca verebileceği en güzel cevaplardan biri şudur:

“Dost, yanında kendin olmak zorunda olmadığın değil; kendin olmaktan korkmadığın insandır.”
 
Üst